Çocukluğunda bu tadı hissetmeyen var mı ?
58 yıldır değişmeyen lezzeti ile Sakarya'nın Gazoz'u, 40 yaşın üzerindeki herkesin hatıralarında bir yeri olan , o yıllarda gençlerin yazlık sinema keyiflerine lezzet katan , okul çağındaki çocukların teneffüslerinde aldıkları simitlerin vazgeçilmez ekürisi , en güzel çay bahçelerinde keyiflere keyif katan,Kahvelerde oyunda NeşeFrea......!!!
Siz unutanlardan olamazsınız.
En çok bulunanları Neşe kapaklarıydı zamanında . En zor bulunanı ise tekel kapağı idi (bizim mahallenin kurlarına göre) .
Bunun bir zamanı olurdu bir an bütün mahalle gazoz kapağı oynamaya başlardı sonra herkes bilye oynardı.
Mevsime göre de değişmezdi kim çıkarırdı bilmiyorum ama gazoz kapağı zamanı çıkınca kahvede çalışan mahalle abileri daha bir değerli olurdu. Rica edilirdi bazen araya baba girerdi (nadiren) kapaklar için çocuklar yere bakarak yürürlerdi. büyük çocuklar toplamazlardı onlar kazanırdı küçük çocuklar mahalle mahalle gezerdi.
Çünkü her mahallede aynı anda başlamazdı gazoz kapağı zamanı .
Gazoz kapağını torbada taşırdık bilyayı cepte taşırdık sanırım birisinin taşla diğerinin bilye ile oynanması dışındaki tek farkları buydu.
Arada bir istanbula giden çocuklar olurdu ellerinde garip kapaklar olurdu gelirlerdi anlamsızca bakardık.
Ben hiç gitmemiştim istanbul'a bir keresinde bir yerde tekel kapağı bulmuştum çok net hatırlarım hiç ama hiç heyecanlanmadım sadece yerden aldım ve cebime koydum. Hatta oradakiler bırak pis o felan dediklerinde bile atayım diye geçirmiştim içimden ama ısrar etmemişler ki atmamışım. Mahalle de kapağı göstermiştim.
Nasıl başladığımı bile hatırlamıyorum sadece oyunun ortasında hatırlıyorum kendimi. Diğerinin taşını vuran kazanacaktı. Hiç üzülmedim sadece herhangi bir oyun bitmiş gibi . Verdim kapağı kimse bana bir şey söylemedi kimse oyunu yorumlamadı kimse hata yaptın demedi. Neden bilmiyorum ama gazoz kapağı denince aklıma gelen sadece bu, hala çok önemsiz geliyor o gazoz kapağı bana . Artık sokak aralarında gazoz kapağı oynayan yok diye hayıflanmıyorum.
Babam da biz bilye oynamazdık kemiklerle oynardık diyordu ben küçükken. Sanırım ben de baba olursam çocuğuma biz kapaklarla oynardık tasolarla değil diyeceğim , kimbilir o oğluna ne diyecek? (Hasan Mert 1984)
GAZOZ
Şeker , karbondioksit ,Doğal Aroma ve basınçlı hava ile şişelere doldurularak hazırlanan gerçek anlamdaki meşrubatlar, ülkemize ithal mal olarak 1890 lı yıllarda maden suyu ile birlikte girmiştir. Ülkemizde imal edilip, satışa sunulan ilk gazoz Mısırlıoğlu'dur. Bunu Hasan Bey(1908), Hürriyet(1908), Neptün(1917),Cumhuriyet(1923) ve diğer gazozlar takip etmiştir. Gazoz, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar şişe içinde olduğu gibi sifon adıyla seyyar el arabalarında bardakla da satılmıştır (M.D.D., 1995:26). Uzunca bir süre durgunluk dönemine giren gazoz, günümüzde yeniden raflarda ve ekranlarda karşımıza çıkmaktadır